Etkili Giriş Cümlesi

Etkili Giriş Cümlesi

“Geçen ders ne yapmıştık?” sorusu açık ara tüm öğrencilerin en çok duydukları ders açılış tümcesi olsa gerek. Bir önceki dersi anımsamaya yönelik sorulan bu sorunun dikkat çekiciliği olmadığı gibi sınıfta sadece birkaç öğrencinin parmak kaldırması ve öğretmenin bu öğrencilere kısaca söz vermesi ile geçiştirilir. Bir önceki dersi anımsamak eski bilişsel örüntülerle bağ kurmak açısından değerlidir. Yapılan bu dersin üstüne bir çalışma daha eklenebilir ya da geçen ders anımsanıp yeni bir başlangıca geçilebilir. Sormuş olmak için sormak öğrenciler açısından anlamlı olmayacaktır. Nasıl ki bir filmin ya da bir tiyatro oyunun açılış sahnesi, izleyiciyi içine alması ve sürükleyiciliği açısından değerliyse bir dersin açılış anı da öğrencilerin ders devamlılığının olması için o kadar değerlidir.

Mina Urgan, “Bir Dinazorun Anıları” kitabında, “kelek çıkan karpuzu yemek zorunda mıyız” der. Bu analoji okumaya başlanılan kötü bir kitabı okumaya devam edip etmemekle ilgilidir. Urgan, kelek çıkan karpuzları yememeyi yeğliyor. Biz bu örnekten yola çıkarak kötü bir ders başlangıcı olan dersin öğrenciler tarafından takip edilemeyeceğini söyleyebiliriz. İçine alan, içsel heyecanı artıran, düşünmeye zorlayan, sarsan ders açılışları dersin devamında iyi akmasının sürükleyici ilk adımı olabilir. İyi bir ders başlangıcının bir yolu da etkili bir giriş cümlesi olabilir.

F. Scott Fitzgerald’ın kısa öyküsünden uyarlanan Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi filmindeki gibi, bir kişi yaşlı olarak doğup gün geçtikçe gençleşse yaşamında neler farklı olurdu düşüncesi, sanırım uzun soluklu bir izlencenin ve zihinsel sorgulamanın ilk adımı olabilir.

Geçenlerde internette karşılaştığım bir görsel, uzun bir süre düşünmeme neden olmuştu. Ben böylesi bir sorunun öğrenciler için de etkili olacağını düşünüyorum. “Afrika kıtası kadar bir yüzölçümü içine hem Rusya hem Çin hem de Kanada sığar mı?” Aynı mantıkla, “İstanbul’un içine dört şehir sığacak olsaydı bu şehirler hangileri olurdu?” sorusu iyi bir sosyal bilgiler açılışı olabilir. Aynı öğrencilere sorabiliriz; “Türkiye coğrafi konum olarak tam ters olsaydı, kuzeyi güneyde, güneyi kuzeyde, ülkede neler değişirdi?” Böylesi bir soru bölgeler konusunda öğrencileri heyecanlandıracak ve düşünmelerini sağlayacak bir açılış olabilir.

Çarpıcı bir giriş için yapılacak dersin ne olduğunun da pek bir önemi yok. Matematik dersinde de, Türkçe dersinde de, beden eğitimi dersinde de dikkat çekici giriş tümceleri ile ders başlangıçları ilgi çekici hale getirilebilir. “Para hiç bulunmamış olsaydı, bundan en son etkilenecek meslek hangisi olurdu? İlerde yazın türleri değişecek ve yok olacak, sizce hangi yazın türü en son yok olur, neden? Basketbol, futbol ve voleybol oyunundan türetilen bir oyun olsaydı bu oyunda bir takımda kaç kişi oynardı ve zemin çizgileri nasıl olurdu?” Sorular artırılabilir, içsel gerilim yükseltilebilir, şunu biliyorum ki öğrencileri sıkıcı cümlelerden uzak tuttuğumuz her arayış, daha iyi bir dersin kapısını aralayacaktır.

İyi bir ders açılışı cümlesi tasarlamak için yine öğretmenliğin mutfağı yani planlama aşamasının ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Haftada yirmi dört saat dersi olan bir öğretmenin iyi planlanmış dersler işleyebilmesi için yirmi dört saat de hazırlık yapması gerektiğine inanıyorum. Üstün körü yapılacak bir ders hazırlığı doğal olarak iyi bir ders akışı yaratmayacaktır. İyi planlanmış ders tasarımlarında öğretmen ders girişinde öğrencilere yönelteceği sorunun ne kadar etkin olabileceğini düşünme fırsatı bulabilir.

Müjdat Ataman

Okul Müdürü

www.mujdatataman.com